Bu dünyaya
gelmeme sebep olan adama sesleniyorum…
O ciddi
duruşunun altında yumuşacık bir kalbe sahip olan,emekli olduğu halde hala bizim
için çalışıp didinen adama sesleniyorum….
Hala aklım
almıyor bu zamansız gidişe…En mutlu anımda beni bırakıp gidişine…Seninle aynı
gün ameliyata girmiştik….Seni geri dönüşü olmayan bir yolculuğa uğurlayışımızın
kontratını imzalamıştık sanki…Bense yavrumu kucağıma almanın sevinciyle
mutluydum senin amanız bir hastalığın pençesinde kıvrandığını bilmeden…Acı
gerçeği öğrendiğimde, seyredilen bir filmin son saniyeleri gibiydi….Bitmemesi
için dua ediyordum…Ölemezdin bizi bırakıp gidemezdin sen…Daha çok erkendi…Sen ki tek oğlunun
mutluluğunu görmeden, hastalık bulaşır diye torununu uzaktan ‘’CANIM TORUNUM
BENİM’’ deyip kucağına alamadan gitmemeliydin.…Bizi
bu kadar erken BABA hasretiyle başbaşa bırakmamalıydın.
Ben seni
kaybettiğim gün çocukluğumu ve tüm inandığım duyguları, değerleri
yitirdim…Ölümün soğukluğunu ve gerçek anlamını seni o toprağın altına gömüp eve
geldiğimiz an anladım…’’İnsanlar ölür ve toprağa gömülür ‘’gerçeği neden
mantıksız gelmeye başlamıştı o an bilemiyorum ama tek hissettiğim şey
şuydu….Ölümü ancak ve ancak aile bireylerinden birini kaybettiğinizde
anlıyormuşsunuz…
Tek
hissettiğim şey acı ve ızdıraptı ve bu iki duyguyu tam 3.5 senedir içimde
taşıyorum………
Ben seni hiç
ama hiçç unutmadım baba….Çünkü sen unutulacak bir baba olmadın asla…
Ben küçükken
senden çok korkardım ama bir o kadar da hayrandım sana… Sen güçlü ve kocaman
bir babaydın işte…Balkona çıkar vapur iskelesine bakardık…Vapurun gelmişse koşa
koşa annemin yanına gider…’’Anne babamın vapuru gelmiş’’ derdik… Annem telaşla
yatak odasına gider üstünü değiştirir ve güzel kıyafetler giyerdi.Son kez
masayı kontrol ederdi. Yemeklerin altını yakarve sessizce senin gelmeni
beklerdik.…Bilin ki o zaman saat:20:00 dir.Bu benim babamın eve geliş
saatidir…Kapı çalar ve kapıya biz çocuklar değil muhakkak annem bakardı…’’Hoş
geldin ‘’ der öper hemen terliklerini verirdi anneciğim..…Babam ellerini yıkar ve
sofraya otururdu… Soframız her zaman hazır olurdu…Annem bir kez dahi
bekletmezdi onu…Hep fırsat kollardım sana sarılmak için…Senin beni sevmen bende
eşsiz duygular uyandırırdı..Yavaş yavaş yanına sokulurdum..Sırf sen sev, saçımı
okşa, sarıl diye…
Hatırlıyor
musun ? Bir sene evvel Sarozda yazlığımızda annemin doğum gününü
kutlayacaktık.Beraber Keşan’a hediye almaya gitmiştik…Anneme güzel bir çiçek
yaptırmıştın…Biz hatta biraz uygun olsun diye ufak bir buket olsun demiştik.Sen
hemen karşı çıkmıştın…Çok güzel olsun demiştin…Herkesin gözleri dolmuştu
gün…Benim için o gün kameradan seyrettiğim güzel bir anı şimdi…Çiçeğin mi?
Güzel bir anı olarak yazlığımızın duvarını süslüyordu…..Affet beni babacığım…O
çiçeğe sahip çıkamadım….Hep orda kalacak sandım…
Ah babacığım
ah……Söylediğin bir iki söz geliyorda aklıma keşke her baba senin gibi olsa
diyorum içimden…
1…Bir bayram
sabahı şöyle demiştin birine..’’ Ben daha evdeki yavrularıma bayram harçlığı vermedim..Önce
çocuklarım’’
2.Sen
dışarda hiç bir şey yemezdin…’’ Ben ailemin yiyemediğini alıp yiyemem..Alırım
evde ailemle yerim’’ derdin ve herşeyin en güzelini alırdın bize…
Şimdi
bunların hepsi güzel bir anı belleklerimizde….Öyle çok şey varki sana dair yazılacak
aslında….
Bu dünyada
var olmama sebep olan canım babacığım seni çok seviyorum….Senin kızın
olmaktanda her zaman gurur duyuyorum…Bu dünyaya tekrar gelme şansızm olsa yine
‘’BABA’’ olarak seni seçerdim inan bana..
İçimdeki özlem, acı ne varsa senin yokluğundandır babam ve
sanırım ben ölene kadar benimle kalacaklar….
Seni çok
özleyen kızın…..12.12.2012 çarşamba